Beklentiler 2 / 16 “Enerji Tasarrufu“

baca-duman2

Endüstriyel Mutfaklarda Tanımlanmamış Mekanik ve İdari Beklentiler – 1 yazımda ezberimde olan durumu, basit ve net bir şekilde anlattığımı düşünürken değerli bir sektör paydaşımın uyarısı üzerine detaylandırıyorum. Bu konu önemli zira hatalar birbirini tetikliyor, geri dönülemez ve karmaşık sorunlarla karşılaşabiliyoruz.

Tarif edilmeyen ve tanımlanmayan “müşteri üşümesin” mekanik beklentisinin çözümü için aşağıdaki paragrafı yazmıştım;

“Başlık konumuza dönersek anlaşılacağı üzere sorunun çözümü oldukça basit. Giren hava / çıkan hava eşit olacak ve bilhassa kış aylarında taze hava şartlandırılacak.

Peki, bu konunun ekolojik ünite ile alakası nedir? Kış aylarında kapılar kapanıyor ve egzoz edilen havanın yerine taze hava verilmiyor. Dolayısıyla bu durumda egzoz yapılamıyor. Pişirici ekipman ve davlumbaz dikkate alınarak DW 172 standardına göre debi hesaplanıyor ancak yine de egzoz yapılamıyor. Sebebi taze hava eksiğidir. Burada akla mutfağın negatifte olması gerektiği gelecektir ve doğrudur. Ancak yapıya bir bütün olarak bakıldığını hatırlatmak isterim.”

Daha farklı bir anlatım ile;

Yapı içinde mutfak her zaman negatif olmalı. Bu oran standartlara göre minimum %5 maksimum %15’e kadar olabiliyor. Proje ve mimarinin ihtiyaçlarına göre birçok uygulamada %15’in altına indim. Uygulama sonrası reglaj ile bunu ayarlayabiliyoruz. Ancak bu %15’e kadar eksilen havayı oran olarak değil eksilen debi olarak yapının salon, oturma vb. bölümlerine eklemek zorundasınız, tabii ki şartlandırarak.

Projeye ekolojik ünite olmayan ve olan mutfaklar olarak iki açıdan bakmak gerekiyor. Projede ekolojik ünite yoksa debileri ayarlamak kolay, inverter ile bunu rahatlıkla yapabilirsiniz.

Ancak ekolojik ünite varsa durum farklı. ESP’nin yapacağı iş yağı ve dumanı tutmak olsa dahi bazen yanlış projeden bazen de bakımsızlıktan aktif karbon kartuşa yağ ulaşabiliyor ve aktif karbon kartuş yağlanarak direnç oluşturuyor. Bu durumda kaçınılmaz olarak egzoz debisi düşecek, hava dengesi bozulacak vb. sorunlar oluşacaktır. Bunun sonucu, yetersiz egzoz nedeni ile mutfaktaki koku istenmeyen bölümlere gidebilir. Bu olası sorunu fark basınç ya da egzoz / taze hava fanlarını çift inverterden oluşan master-slave çalışan pano ile çözebilirsiniz, yöntemler çoğaltılabilir.

Yine değerli bir sektör paydaşımdan “daha mühendislik dili ile yazabilir misiniz?” önerisini aldım. Ancak burada amacım sadece mühendislere değil tüm sektöre ulaşmak ve fayda sağlamak. Dolayısıyla hedefim; kullanıcı, mimar, mühendis, üretici, uygulamacı gibi tüm sektör paydaşlarının konuyu sıkılmadan kavrayabilmesi olduğu için yalın şekilde aktarmaya devam edeceğim.

Tarif edilmeyen ve tanımlanmayan “müşteri üşümesin” maddesinin hemen ardına “enerji tasarrufu” başlığını açmak istiyorum.

Projelerde yapılabilecek %10 hata ile fazladan yapılan egzoz debisinin enerji maliyetlerine etkisinin ne kadar büyük olduğunu alttaki tablolar ile daha rahat anlatabilirim.


Ulaşabildiğim verilere göre ortalama alınan debilerde sadece %10 hata ile kayıp 831.924.000.000 m³/h gibi bir rakama ulaşıyor. Hesaplanamayan yapıları da hesaba kattığımızda tahmini ulaşılan rakam 1.266.429.600.00 m³/h.

ct-tablo-2

Bu grafikte sektör dağılımını görmektesiniz. En büyük kayıp AVM’lerde zira çok büyük egzoz debileri var. Proje aşamasında hava dengesi konularına dikkat edilirse bu kayıplar minimize edilebilir. Bununla beraber faal AVM’lerde ise detaylı keşif yapılıp özenli bir uygulama ile kayıplar olabildiğince minimize edilebilir. Tabii bu yaklaşım sorun olan yerler için geçerlidir.

ct-tablo-3

Bu grafikte ülke genelindeki durumu görmektesiniz. İşletme sayıları dikkate alındığında AVM payı azalıyor ancak restoran ve otel payları oldukça fazla artıyor. Belki AVM özel bir işletme olarak önlem alabilir ancak bilhassa restoran, cafe gibi görece ufak işletmeler için yönetmelik gibi bir çerçeve gerektiğini düşünüyorum.

ct-tablo-4

Bu grafik ise hesaba katılamayan devlet kurumları, hastaneler, plazalar, fabrika yemekhaneleri, ofis yemekhaneleri ve daha da eklenebilecek içinde mutfak olan yapılar da hesaba katılarak oluşturuldu. Bu yapıların sayısına ulaşamadım ancak en az iki-üç katı olarak ön gördüm. Tahmini otellerin debi kaybı kadar kayıp debi eklediğimizde tablonun daha da vahim olduğu görülmektedir.

Yine bir evvelki yazımda dumanı tarif ederken şu cümleyi kullanmıştım;

“Duman, göz ile görülebilen partiküllerin havada asılı halidir. Yani havada asılı partikülleri egzoz etmek için havayı kullanıyorsunuz. Dolayısıyla partiküller ile beraber hava da egzoz ediliyor.”

Demek oluyor ki;

“Siz dumanı egzoz etmek isterken aslında ısıttığınız ve soğuttuğunuz havayı da dışarı atıyorsunuz. Yani parayı egzoz ediyorsunuz.”

Isıtılmış, soğutulmuş havayı dışarı atıyoruz.

Tekrar para harcayıp, ısıtıyoruz, soğutuyoruz…

∆T = $

Görüldüğü üzere “müşteri üşümesin” başlığı ile birlikte “enerji tasarrufu” da beraberinde geliyor.

Bu yapılan hatanın yatırımın ilk aşamasında getirdiği fazladan yükün yanı sıra işletme maliyetlerinin hesaplanması bile neredeyse akademik bir çalışma. Bununla birlikte revizyon maliyetleri ve işletmenin hizmet kalitesine etkisini de eklemek gerekiyor.

Buradan da anlaşılacağı üzere gözden kaçan bir konunun işletmenin kendisine ve ülke ekonomisine zararı ortadadır. Net rakamların çalışılarak güncel enerji maliyetlerinin hesaplanacağı bir çalışma olması ve bunun sonucunda bu zararın oluşmaması için gereken yönetmelik ve kanunların çıkartılması en büyük isteğim.

Tabi bazı yaptırımların olması da yeterli değil asıl mesele bu önemli detayı tüm sektör paydaşlarının sahiplenmesi.

Kanun da çıksa yaptırım da olsa mühendislik yemini etmiş bizlerin ve diğer paydaşların ön planda ticari kaygılardan uzaklaşması gerekmektedir.

Ayrıca bu da yetmeyebilir, kullanıcının, yatırımcının vb. grupların bu konuda bilinçlenmesi ve bilinçlendirilmesi gerekmektedir ki bu sadece sektör paydaşlarının tek başına yapabileceği bir mesele de değildir.